Yeşil finansman terimi, doğa dostu, çevreye faydalı veya daha az zararlı ürünlerin kullanılması ve projelerin uygulanması için finans kuruluşları tarafından uygun fırsatlar sunularak bu ürün ve projelerin finanse edilmesidir. Burada düşük faiz oranları, düşük banka masrafları, çevreci kuruluşlara bağışlar, vb. yollarla müşterilerin “yeşil” finansal ürünler kullanmaları teşvik edilmektedir. Yeşil finansman günümüzde sürdürülebilir küresel kalkınmanın önemli ayaklarından biri olarak görülmektedir.
Yeşil finansmanın, firmaları özendirici enstrümanlarından biri de yeşil enerji sertifikasıdır. Bu sertifika, üretimi esnasında yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanan kuruluşlara proje bazında verilen bir belgedir. Söz konusu üretici firma, yatırımını yeşil sertifika sistemine dâhil ederek uluslararası sertifika ticareti yapmak ve mevcut üretiminin kwh’i başına ek gelir (sertifikası olan firmanın daha ucuza kredi bulunması yoluyla kaynak maliyetinin azaltılmasıyla) kazanma imkânı bulabilmektedir. Daha çok Hollanda, Danimarka ve İtalya’da uygulanmaktadır .
Finansal hizmet sektörü dört alt sektör halinde ele alınmaktadır. Bunlar:
Bireysel Bankacılık;
Kurumsal Bankacılık ve Yatırım Bankacılığı;
Varlık Yönetimi ve
Sigorta şeklindedir.
Dünyada Yeşil Finansman
2005’den beri %200’den daha fazla artışa rağmen, temiz enerji yatırımlarında finansal krizin etkisiyle 2008-2009 yılları arasında kötüleşme oluşmaya başladı. Buna rağmen 2010 yılında 243 milyar $ ile rekor kırdı ve bu da yatırımların 2006 yılını ikiye katladığını ve 2004 yılını neredeyse dörde katladığını göstermekteydi. 2009 yılındaki resesyondan büyük bir geri dönüş yapan Çin %30’luk bir yatırım sıçraması ile Avrupa dışında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi sektöründeki en büyük atak olmuştur.
Varlık finansı; rüzgâr çiftlikleri, güneş enerji parkları ve bio-yakıt tesisleri gibi %19’luk büyümeyle 127,8 milyar $ yatırım değerine ulaşan fayda ölçekli projeleri egemen olmaya başlamıştır. Girişim sermayesi ve özel sermaye yatırımları da resesyon nedeniyle düşen fakat 2010 yılında yeniden %18 artarak 17,4 milyar $’a çıkan toplam piyasa yatırımlarına nazaran 2009’dan beri %28 artışla 8,8 milyar $’ çıkmıştır. Büyüyen enerji ihtiyacı ise özellikle Asya’da temiz enerji yatırımlarında gelecekte büyümeyi sürdürecektir. Çin hükümetinin tahminlerine göre ülkenin enerji talebi 2020 yılında 2 katına çıkacaktır ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’na göre 2025’de Çin, Amerika Birleşik Devletleri’ni geçecektir ve dünyanın en büyük yakıt ve gaz ihracatçısı olacaktır. Hiç şüphe yok ki kısa süre sonra Çin temiz enerji finansı ve yatırımlarında A.B.D.’nin yerini alacaktır. Çin her ne kadar yakın gelecekte temiz enerji yatırımlarında liderliğe devam edecek gibi dursa da Çin’le birlikte Hindistan, Japonya ve Güney Kore de Avrupa ve Amerika’yı izleyecektir. İleriki yıllarda temiz enerji projeleri G-20 ülkeleri tarafından bir takım kurallarla belirli bir taslağa oturtulursa sonraki 10 yılda temiz enerji yatırımlarının varlıkları 2,3 trilyon $’a ulaşabilecektir.
Bir piyasa ürünü olarak enerjinin çevre dostu niteliğinin, fiziksel biriminden ayrı olarak satılabilmesine veya takas edilebilmesine olanak veren pazarlanabilir yenilenebilir enerji kredisi (tradable renewable energy credit-TREC) geçmiş birkaç yıllda Avustralya, Avrupa ve yenilenebilir enerjinin çevresel hedefleriyle karşılaşılan yerlerde yoğun ilgi görmektedir. ABD'de de TREC popülaritesi gitgide artmaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlara göre temiz enerji yatırımlarında belirgin bir ilginin varlığından bahsedilmektedir. Mercer adlı danışmanlık firmasının “2011’in en büyük yatırım trendleri” raporuna göre piyasalar, çevre, sosyal ve hükümet faktörleri yatırım yapılırken göz önüne alınmaktadır.
Yeşil finansal ürün ve hizmetlerin dünyadaki kullanımına bakıldığında, Avrupa’da başı çeken Hollanda (ABN AMRO, Dutch Bank, Rabobank, vs.) ve İngiltere (Barclays, CFS, Abbey, HBOS, Halifax, vs.)’nin yanı sıra Almanya (Deutsche Bank, vs.), İrlanda (Bank of Ireland, vs.) ve İsviçre (Credit Suisse, vs.) de yeşil finansal ürünlerin hatırı sayılır derecede görüldüğü ülkelerdir. ABD (Bank of America, Citigroup, JP Morgan, Wells Fargo, vs.), Kanada (CHMC, VanCity, vs.), bazı Latin Amerika ülkeleri (özellikle orman bonoları alanında) ve Avustralya (Bendigo Bank, vs.) da Avrupa’nın ardından yeşil finansal ürünlerin geliştiği ülkeler arasındadır.
Türkiye’de Yeşil Finansman
Ülkemizde de bankalar 2012 yılında doğa dostu yenilebilir enerji ve enerji verimliliğini öne çıkaran yeşil finansman yarışı içine girmişlerdir. Avrupa kaynaklı fonları kullanan bankalar, kredi vadelerini 15 yıla kadar uzatmış, aylık faizleri ise % 1'den başlatmışlardır.
Türkiye, çevresel destek anlamında Avrupa bölgesinde ele alınmaktadır. Özellikle Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Fransız Kalkınma Bankası Proparco, JBIC, Alman Sanayileşme Fonu gibi çok sayıda yabancı banka ve fon, Türk bankaları aracılığıyla çevre dostu enerji üretecek girişimcilere uzun vadeli, düşük faizli kredi sunmaktadır. Yenilenebilir enerji alanında en fazla yabancı kaynak sağlayan kuruluşlardan biri Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Programı (TURSEFF)’dır.
TURSEFF, 60 aya kadar vadelerde aylık % 1’den başlayan faiz oranlarıyla finansman sağlamaktadır. Türkiye’de birçok ticari krediden çok daha uygun faizlerle sağlanabilen yenilenebilir enerji kredileri sunan bankalar ve krediler şu şekildedir:
Vakıfbank: Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yaptığı anlaşma kapsamında özellikle yurtdışı kaynakları kullanarak başta fotovoltaik (güneşten enerji üretme) ve rüzgâr enerjisi yatırımları olmak üzere yenilenebilir
enerji alanında kredi kullandırmaktadır. Finanse edilecek projelerin çevreye minimum etki bırakmasına önem verilmekte, 1 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli kredi sağlanmaktadır.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası: Pek çok sayıda uluslararası kuruluştan sağladığı uzun vadeli kaynaklarla işletmelere yenilenebilir enerji, enerji verimliği ve çevre kredileri kullandırmaktadır. Bir kuruluşun TSKB’den kredi alabilmesi, öncelikle yatırımın belli bir kısmını kendi özkaynak ile karşılaması şartına bağlanmaktadır. Bunun yanısıra projelerin verimliliği, fizibiliteleri ve gelecekteki nakit akışıyla kredileri geri ödeme güçlerine bakılıyor.
Türk Ekonomi Bankası: İşletmelere “Enerji Veren Kredi” sloganıyla Fransız Kalkınma Ajansı kaynaklı finansman sağlamaktadır. Bu krediyle 15 milyon TL’den daha düşük ciroya sahip KOBİ’ler hedeflenmektedir.
Denizbank: 2005 yılından bu yana 800 milyon $’lık kredi, yirmi beşi aşkın hidroelektrik santrali ve baraj, dört rüzgâr enerjisi santrali projesini finanse etmede kullanılmıştır.
İş Bankası: Yenilenebilir enerji alanında başta hidroelektrik santral olmak üzere rüzgâr, jeotermal ve biyokütleye dayalı projeler kredilendirilmektedir.
tarafından hazırlanmıştır.